Blog’daki yazılarımdan belki farketmişsinizdir, PHP çok sık kullandığım bir dil. 2007’den beri PHP ile oldukça samimi olduk, bakalım gerçekte yaşasa nasıl biri olurdu.

  • Dünyanın en esnek, en kafası rahat adamı olurdu. Her ortama girer, her ortamın yerlisi olurdu.
  • Ne kadar uğraşırsanız uğraşın kankası HTML ve can dostu MySQL kadar içli dışlı olamazdınız.
  • Bir bebek gibi eline verdiğiniz her şeyi ağzına sokmaya çalışırdı, çünkü sen belirtmedikçe onun için her şey aynı.
  • Yapması gerektiklerini bir liste olarak verin, gerisini ona bırakın. Fakat sakın aynı anda iki iş yapmasını beklemeyin. Duvarı boyarken işi bitmeden asla telefonu açmaz, mesajlarını okumaz. Tabi bu arada sizin ‘RENK YANLIŞ DUVARI BOYAMA!’ uyarınız güme gider.
  • Tam bir görev adamıdır, saha içinde ne görev verseniz yapar. Fakat maç sırasında sakın pozisyonunu değiştirmeyin, çünkü eski görevini yapmaya devam eder.
  • Sınava kolay sorudan değil ilk sorudan başlar, onu da yapamadığı sürece diğer soruya geçmez. Kafasındaki süre dolunca da sınavda hata olduğunu iddia edip kağıdını çizip hocaya verirdi.
  • Söylediğiniz hatalı bir şey konusunda sizi uyarmasını veya düzeltmesini istiyorsanız her konuşmanın başında bunu ona hatırlatmanız lazım.
  • Belli bir saatte belli bir iş yapmasını isteyebilirsiniz, ama gerekli tüm aletlerin o sırada yanında olmasını sizin sağlamanız lazım.
  • Onun yanında pasaklı olursanız o da pasaklı olur ve sonunda hiçbir şeyinizi bulamayacak noktaya getirir sizi: Çamaşır makinasından cep telefonunuzu, fırından erişim dondurmayı çıkarırken bulursunuz kendinizi.
Barış Altop
Barış Altop
Matematik tutkusunu yazılım sanatına dönüştürmeyi hedef seçmiş, bilgisayar mühendisliği doktora öğrencisi. Biraz Apple tutkunu, ama teknoloji düşkünü yazılımcı.